Trafik Adabı Dersi
- Tarih: 03 - Eylül - 2026
Trafik Adabı Dersi
1. ADAP VE TRAFİK
Adap denince ne anlıyorsunuz?
Trafik adabı denince ne anlıyorsunuz?
Neden trafikte adap kurallarına uymalıyız? (Tartışınız.)
Türk Dil Kurumu, “adap” kelimesini “yol, yordam” olarak açıklamaktadır. Trafik adabı, o topluluktaki ya da ülkedeki insanların trafik içinde bireysel ve birbirlerine karşı davranış ÅŸekilleridir. Trafik psikologları, yaÅŸam tarzı ile araç kullanmanın iliÅŸkili olduÄŸunu belirtmektedirler. DiÄŸer bir deyiÅŸle, insan nasıl yaÅŸarsa, öyle araç kullanır. Trafik adabı açısından deÄŸerlendirmek gerekirse, bir toplumdaki kiÅŸiler birbirlerine nasıl davranı-yorlarsa, birlikte yaÅŸama, yol yordamları ne ise trafik ortamında da aynı adap içinde
Yazılı Kurallara Uyma (Denetim ve Ceza Korkusu Olmadan):
Sürücü, araç kullanırken yapacağı bir kural ihlalinin sonucunun sadece maddi cezası olduÄŸunu düÅŸünmemelidir. Trafik içinde yapacağı bir kural ihlalinde, kendi canını ya da sevdiklerinin canını tehlikeye attığının da farkında olmalıdır. Bu farkındalığı kazanmak için yapılması gereken ise trafikteki bütün kuralların nedenini öÄŸrenmektir. Bilgi olmadan farkındalık oluÅŸmaz. Bu nedenle de bir sürücü adayı her bilgiyi özümsemeli, her kuralın altında yatan güvenlik gerekçelerini sorgulamalı, öÄŸrenmelidir.
Yazılı Olmayan ve Trafik İçerisinde Karşılıklı Anlayış ve Empati Gerektiren Davranışları OluÅŸtur ve Bu Davranışları Alışkanlık Haline Getirme:
Trafik adabı; Trafik içinde sorumluluk, yardımlaÅŸma, tahammül, saygı, fedakârlık, sabır vb. deÄŸerlere sahip olabilme yetisi.
Lütfen unutmayınız! Trafikte hiçbir zaman tek başınıza deÄŸilsiniz. Trafik ortamını her zaman diÄŸer yol kullanıcıları ile paylaÅŸmak durumundasınız. Bu ortamda olumlu bir trafik adabı oluÅŸturulmamışsa trafik güvenliÄŸinin saÄŸlanması mümkün olmayacaktır. Trafik güvenliÄŸi açısından evrensel trafik kuralları kadar olumlu trafik adabının oluÅŸturulması da çok önemlidir. Trafik kuralları ne yapılması gerektiÄŸini belirlerken, trafik adabı da bu kuralları kiÅŸiler tarafından ve her koÅŸulda güvenliÄŸi saÄŸlamak amacıyla uygulanıp uygulanmayacağını belirlemektedir.
2.TRAFİKTE TEMEL DEĞERLER
a) Sorumluluk
Sorumluluk; kiÅŸinin kendi davranışlarını veya kendi yetki alanına giren herhangi bir olayın sonuçlarını üstlenmesi anlamına gelmektedir. Unutmayınız ki güvenli, dikkatli, sorumlu davranmak üzgün ve piÅŸman olmaktan iyidir. Sorumluluk duygusuna sahip bir sürücü, sadece araç kullanmayı deÄŸil, aynı zamanda kendine hâkim olmayı da öÄŸrenmelidir.
Sürücü, trafik içindeki davranışlarının sorumluluÄŸunu hem kendine hem de diÄŸer yol kullanıcılarına karşı üstlenebilmelidir. Davranışlarının sonuçlarını düÅŸünerek, hareket etmelidir. Çünkü sürücü belgesi sahibi olmak demek, topluma bir ‘söz’ vermek demektir. Sürücü, bu belge ile “ben bir canlıyı öldürme ve çevreye zarar verme potansiyeli olan ‘aracı’ güvenli bir ÅŸekilde ve kimseye ve hiçbir ÅŸeye zarar vermeden kullanmak için gerekli bilgileri öÄŸrendim ve bu bilgileri uygulamak için gerekli olan kiÅŸilik özelliklerine, yetiÅŸkinliÄŸe ve sorumluluk duygusuna, psikolojik ve fiziksel uygunluÄŸa sahibim” demektedir. Sürücü araç kullandığı sürece topluma verdiÄŸi bu sözü tutmakla yükümlüdür. Sürücülükle ilgili sınavları geçmesi ve belgeye hak kazanması, resmi olarak bu yükümlülüÄŸü üstlendiÄŸi anlamına gelmektedir.“İnsanı ayakta tutan iskelet ve kas sistemi deÄŸil, prensipleri, sorumlulukları ve inançlarıdır.”
Örnek 1:
Bir sürücü, sürekli ÅŸerit deÄŸiÅŸtirerek (slalom yaparak) araç kullanırsa, çevresindeki sürücülerin dikkatinin dağılmasına ya da panik yapmalarına sebep olabilir. Bunun sonucunda sürücünün kendi hatalı davranışı yüzünden baÅŸka sürücülerin kaza yapma riski artacaktır. Bu sürücü baÅŸkalarının canına ya da malına zarar verme sorumluluÄŸunu üstlenebilecek midir?
Örnek 2:
Ailesi ile birlikte yolculuk yapan bir sürücü aracını hız limitlerini aÅŸarak sürdüÄŸünde, ailesinin hayatını da tehlikeye atmış olacaktır. Bu sürücü, hız ihlalinden kaynaklanan olası bir kazada sevdiklerinin canını riske atma sorumluluÄŸunu üstlenebilecek midir?
Trafikte sorumlu davranmak ve sorumluluÄŸunu bilmek neden önemlidir? (tartışınız.)
b) Yardımlaşma
“DüÅŸene sırtım dönen korksun,
bir gün kendi düÅŸtüÄŸünde, kimse
ona elini uzatmayacaktır.”(Sadi, Orkide)
YardımlaÅŸma, karşılıklı yardımda bulunma anlamına gelmektedir. Bu deÄŸer ülkemiz insanlarının sahip olduÄŸu ve günlük hayatlarında sıkça uyguladıkları en önemli deÄŸerlerden biridir. YardımlaÅŸmanın olduÄŸu ortamlar, stresten uzak, insanların daha sakin ve huzurlu olduÄŸu ortamlardır. YardımlaÅŸma ile sorunlar kısa sürede ve yapıcı bir biçimde çözülür. Hayatımızı; “Bir baÅŸkasının yaÅŸamasına yardım etmeyen, yaÅŸadığını iddia edemez.” ölçüsü yönlendirmelidir.
İnsanlar Neden Yardım Eder?
Bu konuda çeÅŸitli bilimsel görüÅŸler bulunmaktadır. Biyolojik görüÅŸe göre insanlar yeme içmeye karşı doÄŸuÅŸtan bir eÄŸilime sahip oldukları gibi baÅŸkalarına yardım etmeye de doÄŸuÅŸtan eÄŸilim gösterirler (Hogg ve Vaughan, 2014). Sosyo-biyologlara göre insanların sıkıntı içinde olanlara yardım etmek üzere biyolojik yatkınlıkları bulunmaktadır. Sosyal psikologlara göre neredeyse her kültürde, baÅŸkalarına ilgi göstermenin iyi, bencilliÄŸin ise kötü olduÄŸunu bildiren bir ‘norm’u vardır. Pek çok toplumda yazılı olmayan bu kural, karşımızdaki kiÅŸi muhtaç halde olduÄŸunda (yardım ettiÄŸimiz durumda ödeyeceÄŸimiz bedel ağır olmadığı takdirde) o kiÅŸiye yardım etmek için elimizden geleni yapmamız gerektiÄŸini belletir. Dolayısıyla yardımlaÅŸmanın evrensel bir sosyal sorumluluk normu olduÄŸunu söyleyebiliriz. Bu da bize bu standardın iÅŸlevsel bir deÄŸeri olduÄŸunu ve sosyal yaÅŸamı kolaylaÅŸtırdığını göstermektedir. Hareket noktamız; “İyilik eden iyilik bulur.”olmalıdır. Bu konuya 3.Bölümde ‘diÄŸergamlık’ baÅŸlığı altında tekrar deÄŸinilecektir. Biz buna bir anlamda “adap” ta diyebiliriz.
Trafikte YardımlaÅŸma Neden Önemlidir?
Birlikte yaÅŸam, yardımlaÅŸma olmadan sürdürülmesi zor bir hale gelmektedir. Trafik ortamı, tüm yol kullanıcılarının birlikte hareket ettiÄŸi, birbirinin olumlu ya da olumsuz davranışlarından etkilendiÄŸi bir ortamdır. Bir kiÅŸinin olumlu ya da olumsuz bir davranışının tüm yol kullanıcılarını aynı ÅŸekilde etkilediÄŸi bu ortamda yardımlaÅŸmanın önemi oldukça öne çıkmaktadır. Özellikle trafikte dezavantajlı gruplar olan çocukların, yaÅŸlıların ve engellilerin yardıma daha fazla ihtiyacı olabilir. Güvenli bir trafik ortamı saÄŸlamak için her sürücünün dezavantajlı grupta yer alan bu yol kullanıcılarına daha fazla dikkat etmesi gerekir. Hayatımızın her döneminde insanlara yardımcı olmak bir insanlık deÄŸeri olduÄŸu gibi trafikte bu deÄŸerin daha da ön plana çıkarılması gerekir. Unutmayalım ki; “İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olanıdır.”
Örnek 1:
Araç kullanırken yolda olan bisikletli çocukları fark ettiniz. Daha yavaÅŸ ve dikkatli araç kullanmak suretiyle onlara bir tehlike yaratmamaya özen göstererek onların güvenle yanınızdan geçmesine yardım etmek, trafik adabı açısından istenilen bir durumdur.
Örnek 2:
Aracı arıza yaptığı için yolda kalmış ve yardım talebinde bulunan bir sürücüye, yoldan geçen bir sürücünün durup yardım etmesi hem yardım talep eden sürücüyü bir sorundan kurtaracak hem de aracın bir an önce durduÄŸu yerden trafiÄŸe katılmasını saÄŸlayarak, trafiÄŸin aksamasını önleyecektir.
Örnek 3:
Karlı havada zincir takmaya çalışan bir sürücü, sorun yaşıyor ve yardım talep ediyorsa, bu konuda deneyimli, daha becerikli bir sürücünün o kiÅŸiye yardım etmesi daha sonra olabilecek araç kaymalarını ve trafik kazalarını önlemiÅŸ olacaktır.
Örnek 4:
iki yönlü karayolunda öndeki ağır vasıta nedeniyle oluÅŸan araç kuyruÄŸunda ağır vasıtanın arkasında sollayan ilk araç, yol uygunsa, hemen saÄŸa geçmek yerine bir süre sol ÅŸeritte giderek, kuyruktaki diÄŸer araçların da ağır vasıtayı sollamasını kolaylaÅŸtırabilir. Böylece o yoldaki trafik akışı daha rahat bir hale gelebilir.
c) HoÅŸgörü
HoÅŸgörü denince ne anlıyorsunuz? Trafikte hoÅŸgörü nasıl olmalıdır? (tartışınız.)
“Bir bahçeye giremezsen durup seyran eyleme. Bir gönlü yapamazsan yıkıp viran eyleme.” (Yunus Emre)
“HoÅŸgörülü ol ki sana da öyle davranılsın.” HoÅŸgörü, kiÅŸinin kendisininkinden farklı ahlaki, dini deÄŸerlere, dünya görüÅŸlerine, düÅŸüncelerine, yaÅŸam tarzlarına, davranışlara vb. sahip olan baÅŸka insanlara müdahale etmekten bilerek veya isteyerek, kaçınması eylemi olarak tanımlanmaktadır. Yani, ortaya çıkabilecek sorunları anlayışla karşılayarak, olabildiÄŸi kadar hoÅŸ görme durumu, müsamaha, tolerans anlamına gelmektedir. HoÅŸgörü, kendi görüÅŸünüze ve çoÄŸunluÄŸun görüÅŸ biçimine aykırı düÅŸen görüÅŸlere, sabırla ve taraf tutmadan katlanma demektir. izin verme ve iyi karşılama anlamlarına da gelir. HoÅŸgörü, trafik içinde sürücülerin en fazla ihtiyaç duyacakları deÄŸerlerden biridir. Bir sürücü, trafik ortamında farklı özelliklere sahip sürücüler, yolcular ve yayalarla birlikte araç kullanmak durumundadır. HoÅŸgörülü olma özelliÄŸi yoksa sürücü, sabırsız, öfkeli, yorgun, stresli, baÅŸarılı iletiÅŸim kuramayan, kural ihlali yapan bir kiÅŸi olacaktır. Bilinçli bir sürücü hoÅŸgörülü olabilmek için güne dinlenmiÅŸ baÅŸlamalıdır. Mevlana’nın; “Sevgide güneÅŸ gibi ol, dostluk ve kardeÅŸlikte akarsu gibi ol, hataları örtmede gece gibi ol, tevazuda toprak gibi ol, öfkede ölü gibi ol, her ne olursan ol, ya olduÄŸun gibi görün, ya göründüÄŸün gibi ol” sözünü hayatımıza örnek almalıyız.
Unutmayın! HoÅŸgörülü olabilmek için; kendinize ve yaptığınız iÅŸe deÄŸer verin, iletiÅŸim içinde olduÄŸunuz kiÅŸilere deÄŸer verin, alıngan olmayın, kimseyi küçümsemeyin, affedici olun, anlayışlı olun, herkesin olaylara farklı bakabileceÄŸini yani “aynı resme farklı gözlerle baktığını” unutmayın.
“Yaratılanı hoÅŸ gör, yaradandan ötürü.”
Örnek 1:
Park etme konusunda acemi olan bir yeni sürücü, yolda iki aracın arasına park etmeye çalışırken, arkasındaki araç sürücüsü bu duruma hoÅŸgörü göstermeyip, sürekli kornaya basarsa, park etmeye çalışan sürücü panik olacak ve park etme süresi artacaktır. Oysa fazladan gösterilecek 30 saniyelik bir hoÅŸgörü, daha huzurlu bir trafik ortamı oluÅŸturacak ve acemi sürücünün de daha kısa sürede manevrasını tamamlamasını saÄŸlayacaktır.
Örnek 2:
Bir sürücünün önünde duran bir araçtan yaÅŸlı bir yolcunun indiÄŸini düÅŸünelim. Yaşından dolayı bu yolcunun araçtan inme zamanı normalden biraz daha uzun olabilir. Arkadaki sürücünün bu duruma hoÅŸgörü göstermeyip, kornaya basması yolcunun araçtan daha hızlı inebilmesini saÄŸlamayacağı gibi trafik ortamında da huzursuz, stresli bir durum oluÅŸmasına sebep olacaktır.
Neden Trafikte Tahammül Etmeliyiz?
Tahammül denince ne anlıyorsunuz? Trafikte tahammül sahibi olmak ne demektir? (tartışınız.)
“Tahammülde bir fazilet vardır ki çoÄŸu zaman baÅŸarının zaferinden büyüktür. (Samuel Smiles)”
Tahammül; insanın kötü, güç durumlara karşı koyabilme ya da katlanabilme gücü olarak tanımlanmıştır (TDK). Kendi görüÅŸünüze ve çoÄŸunluÄŸun görüÅŸ biçimine aykırı düÅŸen görüÅŸlere, sabırla ve taraf tutmadan katlanabilme özelliÄŸidir. Tahammül trafik içinde sürücülerin en fazla ihtiyaç duyacakları deÄŸerlerden biridir.
Bir sürücü, trafik ortamında farklı özelliklere sahip sürücüler, yolcular ve yayalarla birlikte araç kullanmak durumundadır. Bunların içinde, kurallara uymayan sürücüler ve dikkatsiz yayalar olabilir. Sürücünün, bu tarz yanlışla karşılaÅŸtığında buna katlanabilmesi ÅŸüphesiz ki çok güçtür. Ancak trafik içinde istenmeyen durumlara tahammül edebilmek taraflar arasında yaÅŸanabilecek kötü olaylara engel olacak, çok daha huzurlu bir trafik ortamı yaratacaktır.
ç) Nezaket ve Saygı
Nezaket, baÅŸkalarına karşı saygılı ve incelikle davranma anlamına gelmektedir. Saygı ise deÄŸeri, üstünlüÄŸü, yaÅŸlılığı, yararlılığı, kutsallığı dolayısıyla bir kimseye, bir ÅŸeye karşı dikkatli, özenli, ölçülü davranmaya sebep olan sevgi duygusu, baÅŸkalarını rahatsız etmekten çekinme duygusu anlamına gelmektedir. BaÅŸarılı iletiÅŸimin en önemli kuralı karşınızdaki kiÅŸinin varlığına saygı göstermektir. Yani saygı göstermek demek “seni görüyorum, duyuyorum, varlığını kabul ediyorum” anlamına gelmektedir.
Saygı ve empati birlikte olan iki kavramdır. Ayrıca ‘hoÅŸgörü’ olmadan saygı da olmaz. DiÄŸerini “olduÄŸu gibi kabul etmeden” “saygı” duyamazsınız. Kendinize, iÅŸinize saygı duymadan da diÄŸerlerine saygı duyamazsınız. Aynen hoÅŸgörüde olduÄŸu gibi nezaket ve saygı deÄŸerleri de ülke insanımızın içinde olan deÄŸerlerdir. ÖrneÄŸin, bir kapıda karşılaÅŸan iki kiÅŸi kapıdan geçmek için birbirlerine yol verirler. Bu deÄŸeri trafik ortamında yansıtabilmek çok önemlidir. BaÅŸka bir deyiÅŸle, diÄŸer yol kullanıcılarına saygı göstermek önemlidir. Çünkü trafikte davranışlarınızı saygı ile sergilediÄŸiniz her durumda daha huzurlu, sakin, stresten uzak bir ortamın hem kendiniz hem de diÄŸerleri için oluÅŸmasına neden olursunuz. Trafik kurallarına uymak daha kolay ve alışkanlığa daha çabuk dönüÅŸür bir hal alır. Zaten yukarıda da vurgulandığı gibi, sürücü belgesi sahibi olmak demek, kiÅŸinin topluma saygılı ve sorumlu davranacağına dair söz vermesi demektir. Trafik güvenliÄŸinin saÄŸlanabilmesi için saygı ile birlikte trafik kurallarının uygulanması gerekir. Trafik güvenliÄŸinde sürekliliÄŸi saÄŸlayan en önemli faktörlerin başında “saygı” gelmektedir.
Örnek 1:
Trafik kazası sadece maddi hasarlı bile olsa, yaÅŸanması hiç istenmeyen ve kazaya karışan sürücüleri psikolojik olarak olumsuz etkileyen bir durumdur. Kaza sonrası tarafların birbirine saygısız ve nezaketsiz bir ÅŸekilde davranması, kazayı ortadan kaldıramayacağı gibi, olayın yasal gidiÅŸatını da uzatacağından çözümü geciktirecektir. Bu sebeple kaza sonrası sürücünün soÄŸukkanlılığını kaybetmemesi, diÄŸer sürücüye saygısız ve nezaketsiz söylem ve hareketlerde bulunmaması çok önemlidir. Nezaket ve saygı, huzurlu ve daha az stresli bir ortamın oluÅŸmasını saÄŸlayacağı için meydana gelen kaza ile ilgili sorunlar daha kısa bir sürede çözülecek, kiÅŸilerin psikolojik olarak yaÅŸadıkları olumsuz duygular ise en azından yaÅŸanan kaza ile sınırlı kalacaktır.
Örnek 2:
YaÄŸmurlu bir günde araç sürerken kaldırımdaki yayalara su sıçratmamaya özen gösterilmelidir. Bir yaya için bu durum çok olumsuzdur. Her sürücünün aynı zamanda bir yaya olduÄŸu unutulmamalıdır. YaÄŸmurlu ve karlı havalarda araç kullanırken biryaya görüldüÄŸünde, hız daha fazla azaltılmalıdır.
d) Feragat ve Fedakârlık
Feragat ve fedakârlık, bir amaç uÄŸruna ya da gerçekleÅŸtirilmesi istenen herhangi bir ÅŸey için kendi yararlarından vazgeçme, hakkından kendi isteÄŸiyle vazgeçme, özveri anlamına gelmektedir. Bazı durumlarda, trafik ortamında hak kendinizden yana iken bile bu hakkınızı diÄŸer sürücüye vermek size bir ÅŸey kaybettirmeyeceÄŸi gibi daha huzurlu bir trafik ortamı saÄŸlamaya katkıda bulunacaktır.
Örnek 1:
Tali yol-Anayol kesiÅŸmesinde geçiÅŸ hakkı anayolda seyreden sürücüye aittir. Anayolda, kalabalık bir trafik içinde ilerleyen sürücü, tali yoldan gelmekte olan sürücüye kendi geçiÅŸ hakkını verdiÄŸinde sadece birkaç saniye zaman kaybedecek, karşılığında ise tali yolda araçların birikmesini önlemiÅŸ olacaktır. Böyle bir durumda, anayoldaki sürücülerin tali yoldan gelenlere hiçbir ÅŸekilde yol vermediÄŸini düÅŸünelim; bir süre sonra tali yoldaki araç trafiÄŸi çok fazla artacak, o yoldaki trafik duracak, sürücülerde öfke, kızgınlık ve sabırsızlık baÅŸlayacaktır. Dolayısıyla bu ortamda kaza olasılığı artacaktır. Sonuçta hem ana yolda hem de tali yolda trafik tıkanacaktır. Bu sonuçtan herkes zarar görecektir.
e) Sabır
” Sabır acıdır, meyvesi tatlıdır.” atasözü size neyi hatırlatıyor?
Karşıdan karşıya geçen bir yaya için araçların beklemesi trafiÄŸin sıkışmasına sebep olmaz mı? Bu konuda sürücünün sabırlı olup, beklemesi uygun mudur? (tartışınız.)
Sabır, en kısa tanımıyla, zorluÄŸa karşı göÄŸüs germek anlamına gelmektedir. (Osmanlıca-Türkçe Ansiklopedik Büyük Lügat) DiÄŸer bir deyiÅŸle, yaÅŸanan olumsuz durumu kabullenmek, çözümü yönünde çaba sarf etmek ve uygulanan çözüm faaliyetlerinin sonucunu beklemektir. Zorlukların ilacı olarak da tarif edilmektedir sabır kavramı. Åžems-i Tebriz, “dikene bakıp gülü, geceye bakıp gündüzü tahayyül edebilmek” diye ifade etmektedir sabrı. (Åžems-i Tebriz) Mevlânâ, “hamdım, yandım, piÅŸtim, oldum elhamdülillah” der. Çok bilinen bir atasözümüz ise “öfkenin sonu felaket, sabrın sonu selamet” diyerek, sabrın önemini vurgulamaktadır.
Olaylar yalnızca bizim kontrolümüzde deÄŸildir. YaÅŸam çoÄŸunlukla bizim dışımızdaki unsurlar tarafından yönlendirilir. Benzer ÅŸekilde trafik ortamı da her zaman sürücünün kontrolünde olan bir ortam deÄŸildir. DiÄŸer yol kullanıcıları, yol ve hava koÅŸulları gibi pek çok ÅŸeyin sürücünün kontrolü dışında geliÅŸmesine neden olur.
Potansiyel olarak tehlikelerle ve beklenmedik olaylarla dolu olan ve sürücünün kontrolü dışında ki bu trafik ortamında zorluklarla saÄŸlıklı bir ÅŸekilde baÅŸ etmek için SABIR olmazsa olmazdır. Sabırlı olmak stresle baÅŸ etme konusunda da önemli bir özelliktir. Genel olarak, sabredemeyen kiÅŸilerin stresle de olumlu baÅŸ etme konusunda sorun yaÅŸadıkları bilinmektedir.
Özetle sabır, bir ÅŸeyi telaÅŸ göstermeden bekleme anlamına gelmektedir. Hayatın her alanında ihtiyaç duyulan sabır deÄŸeri trafik içinde çok daha büyük önem taşımaktadır. Trafikte, kırmızı ışıkta beklemek, sabır gerektiren bir davranıştır. Ancak burada gösterilen sabır, kırmızı ışıkta geçmenin bir trafik kural ihlali olması ve bu ihlalin bir cezası olması nedenleri ile sürücüler için bir zorunluluk haline gelmiÅŸtir. Önemli olan trafik içinde cezası olmayan durumlarda da sabır gösterebilmektir. Çünkü; Sabrın sonu selamettir. (Atasözü)
Örnek 1:
Trafikte kırmızı ışıkta beklerken, ışık sarıya döner dönmez önündeki araca korna çalan sürücünün ışığın yeÅŸile dönmesi için beklemeye 1 sn. sabrı olmadığını gösterir. Çalınan bu korna öndeki sürücünün paniklemesine ve yola kontrolsüz çıkmasına sebep olabilir.
Örnek 2:
Öndeki araç yolcu indirirken ya da yol kenarına park etmeye çalışırken, sabırla beklemek gereklidir. Bugün önünüzdeki araca sizin göstereceÄŸiniz sabır, yarın siz aynı durumdayken size gösterilecektir.
Örnek 3:
Trafik sıkışıklığı kentlerimizin en büyük sorunlarından biridir. Böyle bir durumda sabırsız davranıp, sürekli korna çalmak, trafiÄŸi açamayacağı gibi hem kendinizi hem de öndeki sürücüleri gürültü kirliliÄŸine maruz bırakmaktan baÅŸka bir iÅŸe yaramayacaktır.
Örnek 4:
Bir sürücü olarak, yayalara, özellikle de yaÅŸlı, çocuk, engelli yayalara sabır göstermek çok önemlidir. Bir yaya, yeÅŸil ışık süresinde geçiÅŸini tamamlayamamış olabilir. Bu durumda korna çalarak, ya da el kol hareketleri ile yayayı çabuk geçmeye zorlamak yerine sürücünün sabretmesi gerekir. Yayayı bir an önce geçiÅŸini tamamlamaya zorlamak, onun yere düÅŸmesine ya da paniÄŸe kapılıp, kontrolsüzce davranmasına neden olabilir. Bu durum hem yaya için hem de diÄŸer sürücüler için olumsuz sonuçlar doÄŸuracaktır. Veya kendisine kırmızı ışık yandığı halde sabırsızlık göstererek yola çıkması, yayaların haklarını ihlal ettiÄŸi gibi hayatlarını da tehlikeye atacaktır. Unutmamamız ge-rekirki; ” En hayırlı vasıta sabırdır.”
f) Trafik Kültüründe Birbirini Uyarma
Trafik ihlali yaparak baÅŸka sürücülerin paniklemesine sebep olan sürücüyü uyarmak neden önemlidir? tartışınız.
Birlikte yaÅŸadığımız trafik ortamında, bir kiÅŸinin yaptığı olumlu ya da olumsuz bir davranış hepimizi etkiler. O kiÅŸinin belki de farkında bile olmadan yaptığı o davranış hiçbir suçu olmayan bir baÅŸka kiÅŸinin ölümüne, yaralanmasına ya da ömür boyu sakat kalmasına neden olabilir. Dolayısıyla, trafik içinde hatalı davranış sergileyen bir sürücüyü uyarmak hem o sürücünün hem de trafikteki diÄŸer sürücülerin kaza yapma ya da olumsuz bir durum oluÅŸturma riskini azaltacaktır. Ancak bu uyarı, nezaket ve saygı çerçevesinde yapılmalıdır.
Örnek 1:
Ters yönden gelen bir sürücüyü “Bu sokak tek yönlü, herhalde siz tek yön levhasını görmediniz, lütfen daha dikkatli olun” diyerek uyarmak, trafik içindeki vatandaÅŸlık görevimizdir.
3. TRAFİKTE EMPATİ VE İLETİŞİM
a. Empati
Siz beklerken birisi sizin önünüze geçse ne hissedersiniz?Tartışınız.
En basit tanımıyla empati (duygudaÅŸlık), bir olay ya da bir durumda karşımızdaki kiÅŸi hakkında herhangi bir yargıda bulunmadan önce kendimizi onun yerine koyarak, olayı/durumu onun gibi yaÅŸamamız anlamına gelmektedir. Yani kiÅŸi, “ben onun yerinde olsaydım nasıl hissederdim/düÅŸünürdüm/davranırdım” diyorsa, o kiÅŸi ile empati kuruyor, kendini onun
yerine koyarak, kiÅŸinin davranışı deÄŸerlendiriyor, duygudaÅŸlık yapıyor demektir. KiÅŸi öncelikle kendine saygılı olmalıdır. Kendine deÄŸer verenler baÅŸkalarını da deÄŸerli görmektedirler. Bunun için; “Kendinize nasıl davranılmasını istiyorsanız baÅŸkalarına da o ÅŸekilde davranın.”altın kuralının unutulmaması gerekir.
Empati, baÅŸarılı bir iletiÅŸimin temel koÅŸularından biridir. Sosyal yaÅŸamda empatinin tartışmasız önemi büyüktür. Trafik adabı açısından da empati çok ciddi bir öneme sahiptir. Sürücü trafikte diÄŸer yol kullanıcıları ile sürekli iletiÅŸim içindedir. Aracını hareket ettirmesiyle birlikte iletiÅŸim baÅŸlar ve aracını park edinceye kadar da bu iletiÅŸim sürer. ÖrneÄŸin, sola ya da saÄŸa dönüÅŸ yapmadan önce sinyal vermek bir iletiÅŸimdir. Trafik kuralları bu iletiÅŸimi saÄŸlıklı, güvenli ve herkes için standart kılabilmek için vardır. Ancak trafik adabı bu kuralların o toplumda ne ÅŸekilde ve ne standartta uygulandığını belirlediÄŸi için ayrı bir yere sahiptir. Hiçbir toplum 24 saat trafik zabıtası tarafından denetlenemez. Toplum yararına, kesintisiz denetim, trafik adabı ile mümkündür. Yüksek empati kurabilen bir toplumda da trafik adabı diÄŸerinin hakkını dikkate alan görgü kuralları üzerine kurulmaktadır.
Örnek 1:
Aracını kaldırıma park etmiÅŸ bir sürücü, diÄŸer yol kullanıcıların kaldırımı kullanmasına engel olduÄŸu gibi kaldırımı kullanamayan yayaların araç yoluna çıkmalarına neden olmaktadır. Ayrıca kaldırım taÅŸlarına da zarar vermektedir. Empati düzeyi yüksek bir sürücü, kendini yaya olan yol kullanıcısının yerine koyarve aracını kaldırıma park etmez.
Tartışma:
Empati düzeyi yüksek bir sürücü yoÄŸun trafikte, bir alt geçide sıra halinde girmekte olan sürücülerin önlerine geçerek, trafiÄŸi de daha sıkışık bir hale getirerek yoluna devam etmez. Neden?
Örnek 2:
Aracınızı park ettikten sonra hemen aracınızın başından ayrılmayın. Aracınızın durduÄŸu yerin, diÄŸer yol kullanıcıları açısından bir ÅŸekilde görme ve görülme ya da manevra engeli oluÅŸturup oluÅŸturmadığını kontrol edin.
Lütfen unutmayın! Trafikte yalnız deÄŸilsiniz. Çözümün parçası deÄŸilseniz, sorunun parçasısınızdır. Güvenli sürücü olmak için her zaman empati düzeyi yüksek bir kiÅŸi olunuz.
Kendinize ve yaptığınız iÅŸe deÄŸer verin, iletiÅŸim içinde olduÄŸunuz kiÅŸilere deÄŸer verin, alıngan olmayın, kimseyi küçümsemeyin, affedici olun, anlayışlı olun, herkesin olaylara farklı bakabileceÄŸini yani “aynı resme farklı gözlerle baktığını” unutmayın.

b. Diğergamlık
DiÄŸergamlık, kendinden çok baÅŸkalarını düÅŸünen, baÅŸkalarının iyiliÄŸi için fedakârlık yapan, özgeci ÅŸeklinde tanımlanır. DiÄŸergamlık, yardım etme davranışının bir alt kategorisidir. BaÅŸkasının çıkarına davranma olarak tanımlanmaktadır. (Hogg ve Vaughan, 2014) KiÅŸinin kendisinden çok bir baÅŸkasına yarar saÄŸlama isteÄŸiyle yapılan davranışı iÅŸaret eder. DiÄŸergamlık ile empati arasında önemli bir iliÅŸki vardır. Empati, kiÅŸiyi baÅŸkalarına yardım etmek üzere harekete geçirir. Toplum yanlısı davranışlar diÄŸer insanların refahına katkıda bulunmaktadır. DiÄŸergam davranışlar, birisinin buna karşılık vermesini gerektirmez. Bu tür davranışlar, bütün kültürlerde olmakla birlikte bizim kültürümüzde, bu davranışlara büyük önem verilir.
Tartışma 1:
Trafikte aracınızla kırmızı ışıkta bekliyorsunuz. Işık yeÅŸile döndü ancak bir yaya karşıya geçmek için yolu neredeyse yarılamış. GeçiÅŸ sizin hakkınız. isterseniz o yayanın önünden veya arkasından geçebilirsiniz. Ya da 3-5 sn. yayanın geçiÅŸi tamamlamasını bekleyip, öyle geçersiniz. Bu iki davranış ÅŸeklinin doÄŸurabileceÄŸi sonuçları tartışınız.
Tartışma 2:
Sol tarafınızda seyretmekte olan araç, önünüze geçmek amacıyla sinyal veriyor. Hızınızı sabit tutup ya da uygun ÅŸekilde yavaÅŸlayıp, onun önünüze geçmesine izin vermek diÄŸergamlıktır. Neden? Tartışınız.
Tartışma 3:
DiÄŸergamlık ve fedakarlık arasındaki benzerlikler ve farklılıklar nelerdir? Örneklerle tartışınız.
c. Öfke Yönetimi
Trafikte sizi öfkelendiren bir sürücü ile camı açarak tartışmanız, trafiÄŸin akışını nasıl etkilemektedir? (tartışınız.)
Öfke, ‘güçlü bir husumet duygusu’ ÅŸeklinde tanımlanmaktadır. HoÅŸnutsuzluÄŸun doÄŸurduÄŸu yoÄŸun bir duygusal durum anlamına gelmektedir. Öfke yerine kızgınlık, hiddet, gazap sözcükleri de kullanılmaktadır. Öfke, günlük hayatımızda önemli yere sahip duygularımızdan biridir. Öfke duygusu evrenseldir. Her kültürde çeÅŸitli ÅŸekillerde yaÅŸanan bir duygudur. Kimi zaman kısa süreli, orta ÅŸiddette ve hatta kiÅŸiye faydalı, kimi zaman ise çok ÅŸiddetli, yoÄŸun, sürekli ve tahrip edici olabilmektedir. Öfkenin engellenme, benlik saygısının zedelenmesi, gururun kırılması gibi nedenlerle ortaya çıktığı bilinmektedir. Haksızlığa neden olan kışkırtıcı davranışlarda öfkenin en önemli nedenlerindendir. Öfke, planlanabilen bir duygu deÄŸildir. DiÄŸer deyiÅŸle, saldırı, engellenme, haksızlığa uÄŸrama, eleÅŸtirilme, küçümsenme gibi durumlarda kendiliÄŸinden ortaya çıkmaktadır.
Öfke çok farklı biçimlerde ifade edilir. insanlara yönelik fiziksel saldırı, objelere yönelik fiziksel saldırı, sözel saldırı veya bağırma, bastırma, kendini eleÅŸtirme, dikkati baÅŸka konuya çekme, zulmetme, öfkenin ifade biçimlerinden bazılarıdır.
Öfke duygusunun aslında bir iÅŸlevi vardır ve iÅŸe yarar. BaÅŸka bir deyiÅŸle, kiÅŸiye güç verir, kiÅŸinin duygularını daha da kabartan, rahatsız edici davranışları önler. Yani, kiÅŸi öfke sayesinde engellendiÄŸini anlar, kendine zarar vermez. Ayrıca öfke, diÄŸer insanlara karşı olumsuz duyguların dışa vurulmasını kolaylaÅŸtırır. KiÅŸiyi, isteklerini elde etme konusunda daha atılgan bir hale getirir, kendisini önemli, üstün ve haklı hissetmesini saÄŸlar. Ama unutulmamalıdır ki “Öfkeyle kalkan zararla oturur.”
Öfkenin kalp hastalıkları gibi pek çok fiziksel hastalığın ilerlemesinde çok önemli etkilere sahip olduÄŸu bilinmektedir. Konuyla ilgili çalışmalar yapan uzmanlar hem bastırılan hem de ifade edilen öfkenin, yüksek kan basıncı, kalp problemleri, ülser gibi psikosomatik sonuçları olacağını vurgulamaktadırlar. Uzmanlara göre, öfkenin bastırılması, yüksek tansiyonu geliÅŸtiren bir faktörken, öfkenin bağırarak, müdahale ederek veya hızlı konuÅŸma ÅŸeklindeki ifadeleri de kalp ritminde bozulmalara neden olmaktadır.
ÖfkelendiÄŸinizi nasıl anlarsınız? Öncelikle bedeniniz çeÅŸitli fizyolojik tepkiler verir. Bu tepkiler, kiÅŸiden kiÅŸiye deÄŸiÅŸikler göstermektedir. ÖrneÄŸin, kaÅŸlar çatılır, diÅŸler gıcırdatılır, ters ters bakılır, yumruklar sıkılır, yüz kızarır, ellerde/ayaklarda titreme ya da uyuÅŸma hissi oluÅŸur, nefes almada zorluk, vücudun çeÅŸitli bölgelerinde seÄŸirmeler olur, terleme, kontrol kaybı, sıcaklık hissi, burundan soluma, dudakları ısırmak, beynin zonklaması, baÅŸ aÄŸrısı, hareketlerin hızlanması olur. Beden fiziksel tepkiler verirken aynı zamanda zihin, unutkanlık, uykusuzluk, dikkatsizlik gibi tepkiler verir. Sonuç olarak davranışsal tepkiler verilir. Daha çok sigara içmek, aşırı yemek yemek, acelecilik ve huzursuzluk, aşırı alkol tüketimi bu davranışlardan bazılarıdır.
Günümüzde psikologlar, öfkeyi bastırmak ya da yok etmek yerine “kızgınlık ve öfkenin yönetimi” ni önermektedirler. Öfke yönetiminde amaç; kızgınlığın ve öfkenin yol açtığı duygusal ve fizyolojik tepkileri azaltabilmektir. Çünkü sizde kızgınlığa yol açan insanları, olayları yok edemezsiniz, onlardan kaçınamazsınız, onları deÄŸiÅŸtiremezsiniz fakat insanlar ya da olaylar karşısında gösterdiÄŸiniz içsel ve dışsal tepkilerinizi kontrol edebilirsiniz, onları yapıcı bir ÅŸekilde yönetebilirsiniz. Sonuç olarak, kızgınlığınızı neyin tetiklediÄŸini bulmak ve kendinizi öfkeyle kaybetmeden, bu nedenlerle baÅŸa çıkabileceÄŸiniz yöntemler geliÅŸtirmek en saÄŸlıklı olan çözüm olarak önerilmektedir.
Öfkeyi baÅŸarılı bir ÅŸekilde yönetmek için öncelikle neden öfkeli olduÄŸunuzu anlamaya çalışın. GevÅŸemeye ve dinlenmeye çalışın. Bunun için nefes egzersizlerini öÄŸrenin ve uygulayın. Kas gevÅŸeme egzersizleri ya da spor yapmayı hayatınızın düzenli bir parçası haline getirin. DüÅŸünme tarzınızı yeniden yapılandırın. BaÅŸka bir deyiÅŸle, olumlu düÅŸünme konusunda kendinizi geliÅŸtirin, duygularınızı paylaşın, öfkelendiÄŸinizi hissettiÄŸinizde mantığınıza sığının.” Mantık Öfkeyi Yener”. Kendinize “tüm dünyanın size kazık atmaya çalışmadığını” hatırlatın. Sadece, yaÅŸamın iniÅŸ ve çıkışlarından bazılarını yaÅŸadığınızı düÅŸünün. Sizi kızgınlık duygularına hazırlayan, “asla” ya da “her zaman” gibi sözcükleri kullanmayın. “Bu yolda hep böyle trafik sıkışıktır”. “Bu minibüs/taksi/otobüs sürücüleri her zaman böyle yapar. gibi kızgınlığınızı daha da arttıracak cümleler kurmaktan kaçının. Ayrıca problem çözme yöntemlerinizi geliÅŸtirin. ÖrneÄŸin, “Her problemin bir çözümü vardır.” inancı, çözümü bulamadığınızda engellenmiÅŸlik duygusunu ve kızgınlığı arttırır. Bazen çözüm sizin kontrolünüzde deÄŸildir ya da yoktur, dolayısıyla sorunla yüzleÅŸin. “Ya hep ya hiç” tarzı düÅŸünceden uzak durun. Zamanı etkili kullanma konusunda kendinizi geliÅŸtirin. iletiÅŸim becerilerinizi geliÅŸtirin. Kendini ifade etme yöntemleri konusunda bilgilenin ve kendinizi geliÅŸtirin. Saldırgan yerine atılgan olmayı deneyin. Mizah kullanmak da önemli bir yöntemdir. Ancak dikkatli olun. Amaç sorunlarınızı gülerek geçiÅŸtirmek deÄŸil, onlarla yapıcı bir ÅŸekilde yüzleÅŸmektir. Alaycı ve aÅŸağılayıcı mizaha baÅŸvurmaktan kaçının. Bu da öfkeyi ifade etmenin bir baÅŸka yüzüdür. Alay etmek, öfke yönetimi deÄŸildir. Amaç, her ÅŸeyi ve kendinizi çok fazla ciddiye almaktan sizi alıkoymaktır.
Sonuç olarak aklınızdan çıkarmayın: Kızgınlığı yok edemezsiniz. Tüm çabalarınıza raÄŸmen sizi kızdıracak olaylar olacaktır. YaÅŸam her zaman engellerle, acılarla, kayıplarla ve diÄŸer insanların onlardan beklemediÄŸiniz davranışlarıyla dolu olacaktır. Olayları deÄŸiÅŸtiremezsiniz ama bu olayların sizi etkileme biçimini deÄŸiÅŸtirebilirsiniz. Kızgınlık ve öfke tepkilerinizi kontrol ederek, uzun vadede onların sizi daha mutsuz kılmasını önleyebilirsiniz. “Gerçek pehlivan öfkelendiÄŸinde öfkesine hakim olabilendir.” (Sözünü tartışınız.)
Trafikte Öfke Yönetimi ve Güvenli Sürücülük

Psikologlara göre, öfkeli araç kullanmaya eÄŸilimli olma ile saldırgan sürücülük davranışları birbirleriyle iliÅŸkilidir. DiÄŸer deyiÅŸle, öfkeli sürücülük özelliÄŸi yüksek olan kiÅŸiler, trafikte daha fazla öfkeli durumlar yaÅŸama deneyimine sahiptirler.
Trafikte yaÅŸanan öfke duygusu, güvenli sürücülük yeteneklerini olumsuz yönde etkilemekte, tehlikeli davranışlara ve kural ihlallerine yol açabilmektedir. DiÄŸerlerine göre daha çabuk ve daha fazla öfkelenen sürücülerin direksiyon hâkimiyeti bozulur, dikkat dağılır, kural ihlalleri artar, sabırsızlık ve tahammülsüzlük artar ve sonuç olarak kazaya karışma olasılığı artar.
Trafik ortamı, doÄŸası gereÄŸi engellemelerle dolu bir ortamdır. ÇeÅŸitli nedenlerle trafik tıkanır. Kurallar gereÄŸi özellikle ÅŸehiriçi trafiÄŸi dur-kalk ÅŸeklinde yürür. Her kırmızı ışık bir engellemedir. Dolayısıyla bir sürücü engellenme duygusu yaÅŸadığında hissettiÄŸi öfkeyi yönetmeyi öÄŸrenmek zorundadır. Güvenli sürücülük için altın kural sakin olmak ve sakin kalmaktır.
Araç kullanırken kendinizi öfkeli hissederseniz uyum saÄŸlayıcı/yapıcı öfke ifadesi yöntemini kullanın. ÖrneÄŸin, önünüzde yavaÅŸlamanıza neden olan ya da aracını aniden önünüze kıran bir sürücü ya da bir durum oluÅŸtu. EngellendiÄŸiniz ya da haksızlığa uÄŸradığınızı düÅŸündüÄŸünüz için ister istemez kendinizi öfkeli hissetmeye baÅŸlayabilirsiniz. Böyle bir durumda aÅŸağıda belirtilen ve sizin için en uygun olan düÅŸüncelerden seçiniz ve o düÅŸüncelere yoÄŸunlaÅŸmaya çalışınız:
ç. Beden Dili
Trafikte seyir halindeyken sürücünün yaptığı hata sebebi ile beden dilini (el, kol hareketleri gibi) kullanarak, diÄŸer sürücülerden özür dilemesi, trafikte ne gibi olumlu sonuçlar doÄŸurabilmektedir, (tartışınız.)
Sözsüz olarak iki ÅŸekilde iletiÅŸim kurarsınız; beden hareketleriyle (yüz ifadeleri, el-kol hareketleri ve duruÅŸ) ve kiÅŸilerarası mesafe ile (diÄŸer kiÅŸiyle aranıza koyduÄŸunuz uzaklık). Beden dili sözlü iletiÅŸimden daha inandırıcıdır. Ayrıca beden dili önemlidir çünkü bir iletinin %7’si sözel iletiÅŸim (sözcükler), %38’si ses (yükseklik, ton, ritim vb.), %55’i beden hareketlerinden (çoÄŸunlukla yüz ifadeleri) oluÅŸmaktadır.

Sözel olmayan ipuçları; yüz ifadeleri (mutluluk, ÅŸaÅŸkınlık, kızgınlık, üzüntü, korku, tiksinme), göz teması, fiziksel görünüm beden dilini kapsamaktadır. Sözsüz iletiÅŸim etkilidir. Çünkü duyguları ifade eder, çift anlamlıdır, belirsizdir. Sözel olmayan ipuçları dendiÄŸinde kiÅŸilerarası mesafe, beden dili ve yüz ifadelerinin yanı sıra jestler yani el hareketleri ile konuÅŸma, mimikler, giyiniÅŸ tarzı ve söyleyiÅŸ tarzı da belirtilmektedir.
Trafik ortamında diÄŸer yol kullanıcıları ile iletiÅŸim sırasında sürücü hem aracını hem de beden dilini kullanır. Korna çalmak, yakın takip araç kullanmak, aracını kullanarak yapılan iletiÅŸim biçimlerine verilebilecek örnekler iken, diÄŸer sürücü ya da yayaya el-kol iÅŸaretleri ile çabuk geçmesini ifade etmek de beden dilini kullanmaya örnek olarak verilebilir.
Özellikle bir trafik kazasında diÄŸer tarafla iletiÅŸim halindeyken kiÅŸinin beden diline dikkat etmesi önemlidir. Sözler olumlu olabilir ancak kiÅŸinin kullandığı beden dili kavgaya davet çıkarmamalı, sakinleÅŸtirici olmalıdır. Haklı ya da haksız olma trafik zabıtasının karar vereceÄŸi bir durumdur. Ancak bir kaza durumunda taraflar, psikolojik olarak, savunma durumuna geçme ve diÄŸerini suçlama eÄŸilimi içindedirler. Bu ruh hali, beden diline yansır ve diÄŸer taraf da aynı durumda olacağı için olumsuz olayların, kavgaların meydana gelmesi kaçınılmaz bir hal alabilir. Olayları daha da zor bir hale getirmemek için ve trafik güvenliÄŸini gözetmek açısından kiÅŸinin diÄŸer tarafa haklı ya da haksız olmasından bağımsız olarak saygı duyduÄŸunu, varlığını gördüÄŸünü ve kabul ettiÄŸini ifade eden beden dili ile yaklaÅŸması trafik adabı açısından istenilen durumdur.
Unutmayınız! size nasıl davranılmasını istiyorsanız karşınızdakine öyle davranmalısınız..
d. KonuÅŸma Üslubu
Aşık Yunus’un da dediÄŸi gibi;
Söz ola kese savaşı
Söz ola kestire başı
Söz ola aÄŸulu aşı
YaÄŸ ide bal ide bir söz
SöylediÄŸiniz bir söz geri döndürülemez öfke ve zararlara neden olur.
“Tatlı dil yılanı deliÄŸinden çıkarır.”
Trafikte konuÅŸma üslubumuzu yumuÅŸatarak, karşımızdakine hitap etmek bize ve trafiÄŸin akışına nasıl bir fayda saÄŸlamaktadır? (tartışınız.)
KiÅŸinin konuÅŸma üslubu bazen sözlerinden daha çok önem taşır. İletiÅŸim sırasında mesajın ne olduÄŸu kadar nasıl söylendiÄŸi de önemlidir. BaÅŸka bir deyiÅŸle, sözler olumlu olabilir ama söyleme tarzı olumsuz ise kiÅŸinin aklında sözler deÄŸil söyleyiÅŸ biçimi kalır ve ona göre karşılık verir. KonuÅŸurken kiÅŸilerin yüzüne bakarak tebessüm etmek karşımızdakinin sert duruÅŸunu yumuÅŸatacaktır.
Sonuç olarak, beden dili ve konuÅŸma üslubu kuralları açısından olumlu bir trafik adabı sahibi olmak güvenli sürücülük açısından önem taşımaktadır.
Beden dili ve konuÅŸma üslubu da dikkate alınarak, trafik adabı açısından baÅŸarılı iletiÅŸim kurma becerilerinizi geliÅŸtiriniz. Bunun için aÅŸağıda belirtilen hataları yapmayınız:
• Susup, bir ÅŸey söylemediÄŸimizde, gerçekten söylemediÄŸimize inanmak,
• Tek bir olayın, birini anlamak için yeterli bir örnek olduÄŸu,
• Herkesin sizin görüÅŸlerinizi ve duygularınızı paylaÅŸması gerektiÄŸi,
• jnsanların deÄŸiÅŸmediÄŸi,
• insanlara atfettiÄŸimiz özelliklere onların gerçekten sahip olduÄŸu,
• Mesajlarımızın diÄŸerlerine tümüyle açık olduÄŸu,
• Söyleneni anlamamız gerekiyormuÅŸ gibi sosyal baskılar (bazen anlamayabilirsiniz),
• Karşınızdakinin kiÅŸiliÄŸini sevmediÄŸiniz için zihninizi ona kapatma,
• Dinlerken aynı zamanda deÄŸerlendirme eÄŸiliminiz,
• iletiÅŸimde çok erken yargılara / ön yargılara varma,
•Atıflarınızı yaparken, kendinizi kayırma,
• Gerçek veriler ile o verilere iliÅŸkin kendi algılarınızı karıştırmak,
• “Önemsiz” saydığınız mesajları duymamak,.
e. Trafik Denetim Görevlileri ile İletiÅŸim
Bir sürücü, trafikte çeÅŸitli nedenlerle trafik zabıtası ile iletiÅŸim kurmak durumundadır. Trafik denetim görevlileri, ilgili yasal düzenlemeler kapsamında görevlerini yapmaktadırlar. Dolayısıyla bir sürücü herhangi bir durumda trafik zabıtası ile iletiÅŸim kurarken, bunu aklından çıkarmamalı ve trafik adabı açısından iletiÅŸim kurallarına özen göstermelidir.
iletiÅŸim, mesaj alışveriÅŸi, bilgi aktarımıdır. Etkili, baÅŸarılı iletiÅŸim demek baÅŸkalarını suçlamak yerine hakça savaşım vermektir. Etkili iletiÅŸim becerileri geliÅŸmiÅŸ olan kiÅŸi etkin ÅŸekilde dinlemeyi bilir, akıl okumak yerine karşısındaki kiÅŸinin ne demek istediÄŸini gözden geçirir. Karşısındaki kiÅŸiye saygı duyar. Saygı duymak o kiÅŸinin varlığını kabul etmek anlamına geldiÄŸi için iletiÅŸimi baÅŸarılı hale getirir. Her insanın en önemli psikolojik ihtiyacı varlığını kabul ettirmektir. Empati düzeyinin yüksek olması da baÅŸarılı iletiÅŸim için en önemli koÅŸulların başında gelmektedir.
Dolayısıyla sürücü, trafik denetim görevlileri ile baÅŸarılı bir iletiÅŸim kurabilmek, kendini ifade edebilmek için etkili iletiÅŸim becerileri konusunda bilgi sahibi olmalıdır.
4. TRAFİKTE HAK İHLALLERİ
a) Birey Hakkı (Diğer Bireylere Verilen Zarar)
Sosyal hayatımızda kimseye zarar vermemeye ve kimsenin hakkını yememeye özen gösteririz. Bilerek ya da bilmeyerek hak yemekten çekinir ve buna göre yaÅŸamaya çalışırız. Trafik hayatımızın bir parçası olduÄŸuna göre aynı hassasiyeti trafik içinde de göstermemiz gereklidir. Trafik kurallarının konulmasının baÅŸlıca sebeplerinden biri de kiÅŸilerin trafikteki haklarının belirlenmesidir. Hem trafik düzeninin bozulmaması için hem de trafikte baÅŸkalarının hakkını çiÄŸnememek için trafik kurallarına muhakkak riayet edilmelidir. Trafik kurallarına uyulmadığı takdirde bir baÅŸkasının canına ya da malına zarar verebiliriz. Trafik kuralları sürücülerin can ve mal güvenliklerini saÄŸlamak için konulmuÅŸtur. Bu kurallara uymamak kiÅŸi haklarını ihlal ettiÄŸi gibi hayatlarına da kastedebilir. “Kim bir canı öldürürse bütün insanları öldürmüÅŸ gibidir. Kim de onu yaÅŸatırsa, bütün insanları yaÅŸatmış gibi olur.”
Örnekl:
Birçok sürücü, hızlı araç kullandıklarında da araçlarını kontrol edebildiklerini düÅŸünmektedir. Aynı zamanda kazaya sebebiyet vermeyecek kadar kendilerini usta ÅŸoför olarak görmektedirler (OECD, 2012). Ancak bu sürücüler trafikte tek baÅŸlarına olmadıklarını göz ardı etmektedir. Yaptıkları aşırı hız, diÄŸer sürücülerin dikkatlerini dağıtıp, kaza yapmalarına sebep olabilir. Yine aşırı hız yapan sürücülerin, yola çıkan bir yayaya çarpma ve aşırı hızlı oldukları için o yayayı öldürme riskleri artar.
Örnek 2:
Arkasından siren çalarak gelen bir ambulansa yol vermeyen sürücü, o ambulansın içindeki kiÅŸinin hayatını kaybetmesine sebep olabilir.
Örnek 3:
Engelli kiÅŸiler için ayrılmış park yerlerine, engeli olmadığı halde park eden bir sürücü, oraya park etmek isteyen engelli bir sürücünün hakkını gasp ederek, o sürücünün trafik içinde zor durumda kalmasına sebep olur.
Örnek 4:
Herhangi bir araç arızası olmadığı halde, örneÄŸin marketten bir ÅŸey almak için aracının dörtlülerini yakıp saÄŸ ÅŸeritte bırakan sürücü yolun bir ÅŸeridini diÄŸer araçlara kapatmış olur. Kimsenin kiÅŸisel çıkarları için yolun bir ÅŸeridini diÄŸer sürücülere kapatmaya hakkı bulunmamaktadır.
b) Toplum Hakkı (Topluma Verilen Zarar)
Trafikte hatalı ve yanlış davranışlar kaza ile sonuçlanabilmektedir. Trafik kazası kiÅŸisel olarak can ve mal kaybına sebep olduÄŸu gibi toplumsal zararları da çok büyüktür.
Bir kaza bir veya birçok kimsenin ölümüne neden olabilir. Bu ölümler ailelerin yıkımına, kaybolmasına sebep olabilir. Ailelerin yok olması ve dağılması saÄŸlıklı bir toplumun bozulması demektir. SaÄŸlıksız bir toplum, saÄŸlıksız bir millet’ saÄŸlıksız bir devlet demektir.
Trafik kazası geçiren kiÅŸiler, canlarına bir zarar gelmese bile psikolojik olarak zarar görürler. KiÅŸilerin bu bozuk psikolojileri ailelerine ve topluma olumsuz yansır.
Psikolojik etkilerin verdiÄŸi güvensizlikler, bilhassa gençlerde sigaraya eÄŸilim alkol ve uyuÅŸturucu gibi aileyi sosyoekonomik açıdan sıkıntılara sürükleyecek olayları tetiklemektedir. Yine psikolojik etkiler, bireyin yaÅŸam kalitesini düÅŸürmekte, içine kapanık bir benlik ortaya çıkararak çevresiyle iliÅŸkilerini azaltmaktadır.
Ekonomik olarak dezavantajlı konumda olan dar gelirli aileler hem tıbbi gereksinimlerin maliyetleri hem de bu yaralanma veya ölüm neticesinde düÅŸen gelirleri nedeniyle en büyük maÄŸduriyeti yaÅŸamaktadırlar.
Ölüm halinde ise kiÅŸinin bakmakla yükümlü olduÄŸu bireylerin geçim sıkıntısı baÅŸ gösterebilmekte ve bu durum da bir ailenin dağılmasına veya kaybolmasına dahi gidebilmektedir.
c) Kamu Hakkı (Devlete verilen Zarar)
Trafik kazalarındaki ekonomik zararlardan Ülkemiz nasıl etkilenmektedir? (tartışınız.)
2014 yılında trafik kazalarındaki ekonomik kayıp 24 milyar TL. olup bu miktar yatırıma ayrılan payın yüzde ellisine yakındır. Bir yılda yatırıma ayrılan pay yaklaşık 50 milyar TL. olduÄŸu düÅŸünülürse trafik kazalarında kaybedilen ekonomik kayıpla neler yapılabilir? tartışınız.
Trafik kazası sonucu meydana gelen maddi hasarlar, yetiÅŸmiÅŸ insan gücü kaybı ve yaralananlara yapılan sosyal güvenlik harcamaları ülke ekonomisine büyük zarar vermektedir.
Trafik kazasının topluma verdiÄŸi zararlar bununla da bitmemektedir. Karayollarının zamanından önce yıpranması, açılan çok sayıda dava ile yargı sisteminin iÅŸ yükünün artması, engelli nüfusunun artması, üretim ve refah kayıpları, uzun vadede kalkınmaya olumsuz etki, ülke imajının zedelenmesi, topluma verdiÄŸi zararların baÅŸlıcaları olarak sayılabilir.

ç)YaÅŸam Hakkı (Bireyin Kendine VerdiÄŸi Zarar)
Trafik kazalarında yaralanarak sakat kalan kiÅŸilerde ve çevresinde ne tür olumsuzluklar yaÅŸanabilmektedir? tartışınız.
ÖÄŸretide yaÅŸama hakkı; önce insanın fiziksel-biyolojik varlığının arızasız olarak sürdürebilmesi için gerekli olan bir saÄŸlık ve bütünlük içinde doÄŸması, sonra insanın varlığının moral-kültürel geliÅŸim olanaklarına sahip olarak sürdürülebilmesidir. Son olarak, bu suretle, fiziksel-biyolojik-psikolojik-moral-kültürel bütünlüÄŸünü kazanmış insan varlığının aynı zamanda bir hukuksal bir kiÅŸi olarak toplum yararına dahi olsa, doÄŸal sınırlamalar dışında yok edilmemesi olarak tanımlanmıştır (Öztürk, 2014). Sürücülerin baÅŸkalarının yaÅŸama haklarını tehlikeye atacak davranışlardan uzak durmaları gerektiÄŸi gibi kendi yaÅŸama hakkını da tehlikeye atacak davranış içinde bulunmaması gerekir. “Kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayınız.” ölçüsü akıldan çıkarılmaması gereken bir düsturdur.
YaÅŸama hakkı, en temel haktır. DiÄŸer tüm hakların kullanımı ve varlığı bu hakka baÄŸlıdır. Bu yönüyle yaÅŸama hakkı mutlak bir haktır.
KiÅŸi maddi ve manevi olarak birçok zorluk ve fedakârlıklarla yetiÅŸkin hale gelmektedir. KiÅŸinin yetiÅŸkin hale gelmesinde birçok kiÅŸinin emeÄŸi vardır. Bu sebeple sürücülerin trafik içinde yanlış ve tehlikeli hareketler yaparak kendilerine zarar verme riskini göze almaya hakları yoktur.
YAŞA VE YAŞAMASINA İZİN VER.
d) Çevre Hakkı (Çevre ve DoÄŸaya Verilen Zarar)
Günümüzde çevre sorunları son yıllarda giderek artış göstermektedir. Bu sorunların sonucunda, mevsimler deÄŸiÅŸmekte, buzullar erimekte, soluduÄŸumuz hava zehirle yüklenmekte, kulaklarımız, gözlerimiz ve beynimiz; gürültü beton ve metal kirliliÄŸi ile dolmaktadır. Karayolu ulaşım sistemlerinin çevreye ve insana verdikleri zararlar farklı boyutlarda ve farklı özelliklerdedir. Çevreye en zararlı karayolu ulaşım sistemi ise özel araçtır. Enerji tüketimi, atık maddesi ve gürültü kirliliÄŸi en fazla, kapasitesi ise en düÅŸük ulaşım sistemi özel araçtır. Bu nedenle özellikle kent içinde zorunlu olmadıkça özel araç yerine alternatif ulaşım türleri (toplu taşıma, bisiklet, yaya) kullanılmalıdır.

Karayolu trafik kazalarının kiÅŸiye, topluma ve kamuya verdiÄŸi zararların yanında çevreye de büyük zararları bulunmaktadır. Bu zararların baÅŸlıcaları aÅŸağıda özetlenmiÅŸtir.
V Orta refüjlere ve yol kenarlarına dikilen aÄŸaçlar zarar görmektedir.
V Bilhassa yakıt, kimyasal madde, tıbbi atık vs. yüklü araçların yaptığı kazalar neticesinde çevre büyük ekolojik zarar görmektedir.
V Trafo, elektrik direÄŸine çarpma gibi durumlarda kesintiler yaÅŸanmaktadır.
V Köprü, tünel gibi noktalarda yaÅŸanan kazalarda ulaşım aksamaktadır.
5. TRAFİKTE DİĞERLERİNİN SÜRÜCÜ DAVRANIÅžLARINA ETKİSİ
insan toplum içinde yaÅŸayan sosyal bir varlıktır. KiÅŸinin günlük hayatında yapmış olduÄŸu birçok rutin aktivitede de davranış ÅŸeklini sosyal çevresi ÅŸekillendirir.
Yüzmek, bisiklete binmek gibi araç kullanmak da sensori motor bellek ile yapılan bir davranıştır. Sürücüler trafikte toplu olarak araç kullandıklarından toplumsal belleÄŸin de etkisi altındadırlar.
insan zihni ile bedeni arasında uyuma dayanan bir iliÅŸki vardır. KoÅŸarken bedenin hızı arttığından zihnin uyarılma tonusu ile uyanıklık ve çalışma hızı da artmaktadır. Oysaki araç kullanırken, yani aslında beden sabitken zihnin otomobil hızında sürekli çalışması istenmektedir. Hız arttığında bilgi alış hızı da artacağından, daha kısa zamanda aynı görsel bilginin alınması gerekli olup, yorumlama, karar verme, uygulama ve tepki hızları da artmak zorundadır. insanın araç ile hızlı yaÅŸantısında, zihnin varlığını sürdürebilmek ve bedeni korumak zorunda kaldığından, doÄŸasına karşı gelen bu dengesizliÄŸe uyum gösterecek olan beynin çalışmasını otomatik duruma kaydırır. (Girgin, V., Kocabıyık, A., 2002)
Ortamda, sizi izleyen kiÅŸinin varlığı ya da yokluÄŸu farklı davranmanıza neden olur. Bununla ilgili en eski deneyi Triplett, 1897 yılında yapmıştır. AraÅŸtırmacı, bir yarışmada bisiklet yarışçılarının, baÅŸkaları tarafından izlendiklerinde hızlarını arttırdıklarını bulmuÅŸtur. Psikoloji biliminde bu olaya “sosyal kolaylaÅŸtırma” denmektedir. BaÅŸkalarının etkisi ile davranışlarımız yalnız olduÄŸumuzdan daha farklı olabilir. Yalnızken emniyet kemeri takan bir genç sürücü, yanında yaşıtı olduÄŸunda onun olumsuz etkisiyle emniyet kemerini takmayabilir.
Trafik içinde tüm kurallara uyarak araç süren bir sürücü bile, trafikteki diÄŸer araçlara farkında olmayarak ya da farkında olmasına raÄŸmen direnç gösteremeyerek, uyum saÄŸlayıp kural ihlali yapabilir.
Lütfen dikkat baÅŸkalarının sizi olumsuz etkilemesine izin vermeyin. Her zaman güvenliÄŸi dikkate alarak, trafik kurallarına uyun.
Örnek 1:
Akan bir trafik içindeki sürücü, önündeki ve arkasındaki araçlar yasal hız sınırının üstünde gidiyorsa, kendini o akışa kaptırıp, yasal hız sınırının üstüne çıkabilir. Bu çoÄŸunlukla farkında olmadan yapılan bir kural ihlalidir. Bazı durumlarda ise sürücü, yasal hız sınırının üstünde seyir ettiÄŸinin farkındadır. Ancak yavaÅŸladığı takdirde arkasındaki araçların korna ve selektörlerle tepki vereceÄŸini bildiÄŸinden bu tepkiyi göze alamaz ve hızını düÅŸüremez.




